15 Haziran 2016 Çarşamba

GÖNDERİLMEYECEK MEKTUPLAR - 6


Kalbim o kadar yorgun ki... Ah, bi' bilebilseniz ne denli yorgunum.
 
Artık gülemediğimi fark ettiğimi biliyor musunuz? Kalbimde hep bir acı, boğazımda hep bir düğüm.

Gülememe sebebimsiniz aynı zamanda gülebildiğim tek yersiniz. Sadece sizin yanınızda -gerçekten- mutlu ve huzurlu olabiliyorum. Sadece sizin yanınızda kendimi 'tam' hissedebiliyorum. Aksi halde bünyemde oluşan hep bir eksiklik hissi...

Sanki bana hayat veren en önemli organım yokmuş gibi, sanki yaşayabilmem için gerekli olan oksijenin kimyası bozulmuş gibi, sanki kalbim kan pompalamayı unutuyormuş gibi...

Hep bir şeyler eksik.

Kalbim eksik kalıyor mesela. O kadar çok sizinle doldurmuşum ki kalbimi, siz gidince kalbim de terk ediyor beni.

Siz gidince...

Bu durumda gitmeyi bir fiil olarak düşünmemek gerek. O halde bekleyebilirdim ama ruhen gidiyorsa bir kişi ne yapılabilir? Ne yapabilirim?

'Dur' diyemem...

'Kal' diyemem...

'Gitme' diyemem...

'Git' diyemem...

Hiçbir şey diyemeyince insan derin bir sessizlik çukurunda buluyor kendini. Sonsuz bir sessizlikle kavruluyor, kabuğuna çekiliyor. Sonra...

Sonra?

Tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmış gibiyim. Ne bir ilacı var ne de bir şifacısı. Benliğimi kaplayan ölümcül bir hastalık gibi.

7 yorum:

  1. nasılsın. neyin var. noldu yaaa. sağlık mı aşk nolduuuu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyiyim deepçim yaa, kurgu diyelim :) sen nasılsın?

      Sil
    2. iyimiş o zaman. böle kaybolmaaaa :) iyiyim. yazıyom yine aynı işte. bunun dışında da iş, benim yani çeviri ve dersler, ayrıca ev işi yemek filan bi de kitaplar diziler işte :) aynı :)

      Sil
    3. Oh ne güzel, yoğun bir hayat :)

      Sil
  2. Doktor bulamadı ilacı diyorsun yani

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil