Uçsuz, bucaksız bir mavilikti hatırladığı son şey. Sonu
olmayan, pırıl pırıl pırıldayan bir mavilik. Bir şey ne kadar
güzel olabilirse işte o kadar güzeldi. Denizmiş adı. Henüz bir
tırtılken annesinin anlattığı masallardan tanıyordu onu.
“Deniz...
Masmavi bir sonsuzluk...” diyordu annesi ona anlattığı
masallarda. Kim bilir ne kadar zamandır uçuyordu bu sonsuzluğa
ulaşabilmek için. Sonu gelmeden ulaşmalıydı ona. Sonsuzlukta
boğulmalıydı, sonsuz olmalıydı.
Yokluk
bu kadar kolayken, sonsuzluğa ulaşmak neden bu kadar zordu ki?


