29 Ocak 2017 Pazar
YULAF EZMELİ KURABİYE
Merhaba, bugün ilk kez yulaf ezmesinden kurabiye yapmayı denedim. Ehh, fena da olmadı. Aramızda diyette olanlar varsa diyete uygun, yağsız, unsuz, şekersiz olan bu kurabiyeyi kesinlikle denemeliler. Tabii çok büyük beklentileriniz olmasın :) alışık olduğumuz kurabiye lezzetinden sonra biraz yavan gelebilir ancak benim hoşuma gitti. Çayın ya da bir bardak sütün yanına çok güzel sağlıklı bir atıştırmalık olacak. İnternette bulunan birkaç tarifi harmanlayarak denedim. Gelelim tarife;
20 Haziran 2016 Pazartesi
İLK NESİL ROTRİNG KALEM

Herkeslere merhabalar.
Yukarıdaki kalemleri tanıyanınız var mı acaba? Evet evet, Rotring'in meşhur Tikky serisi. Zamanında kullanmış olanlar bu fotoğrafı görünce pek bi' duygulanmıştır şimdi di mi?
Ben de bir süredir Rotring Tikky serisinin ilk neslini yani yukarıdaki fotoğrafta en üstte duranı arıyorum ancak tüm arama ve taramalarıma rağmen bir türlü bulamadım. :(
Sonra dedim ki kendi kendime belki sevgili blogger arkadaşlarımdan bu güzelim kaleme denk gelen ya da elinde mevcut olup benimle paylaşmak isteyen birileri olabilir. Eğer böyle bir durum olursa beni çok çok mutlu edersiniz.
Herkese mutlu, huzurlu, sorusuz bir hafta diliyorum.
15 Haziran 2016 Çarşamba
GÖNDERİLMEYECEK MEKTUPLAR - 6
Kalbim
o kadar yorgun ki... Ah, bi' bilebilseniz ne denli yorgunum.
Artık gülemediğimi
fark ettiğimi biliyor musunuz? Kalbimde hep
bir acı, boğazımda hep bir düğüm.
Gülememe
sebebimsiniz aynı zamanda gülebildiğim tek yersiniz. Sadece
sizin yanınızda -gerçekten- mutlu ve huzurlu olabiliyorum. Sadece
sizin yanınızda kendimi 'tam' hissedebiliyorum. Aksi halde bünyemde
oluşan hep bir eksiklik hissi...
Sanki
bana hayat veren en önemli organım yokmuş gibi, sanki yaşayabilmem
için gerekli olan oksijenin kimyası bozulmuş gibi, sanki kalbim
kan pompalamayı unutuyormuş gibi...
Hep
bir şeyler eksik.
Kalbim
eksik kalıyor mesela. O kadar çok sizinle doldurmuşum ki kalbimi,
siz gidince kalbim de terk ediyor beni.
Siz
gidince...
Bu durumda gitmeyi
bir fiil olarak düşünmemek gerek. O halde bekleyebilirdim ama
ruhen gidiyorsa bir kişi ne yapılabilir? Ne yapabilirim?
'Dur'
diyemem...
'Kal'
diyemem...
'Gitme'
diyemem...
'Git'
diyemem...
Hiçbir
şey diyemeyince insan derin bir sessizlik çukurunda buluyor
kendini. Sonsuz bir sessizlikle kavruluyor, kabuğuna çekiliyor.
Sonra...
Sonra?
Tedavisi
olmayan bir hastalığa yakalanmış gibiyim. Ne bir ilacı var ne de
bir şifacısı. Benliğimi kaplayan ölümcül bir hastalık gibi.
25 Ekim 2015 Pazar
OKUDUKLARIM 26 - MİNO'NUN SİYAH GÜLÜ
Hüsnü Arkan'ın kaleme aldığı yanılmıyorsam 5. kitabı Mino'nun Siyah Gülü. Kitaba geçmeden önce Hüsnü Arkan'dan azıcık bahsetsek sanırım yerinde bir davranış olacak. 1958 İzmir doğumlu ve çoğumuzun Ezginin Günlüğü ile tanıdığı şahane sesli sanatçıdır kendileri. 2010 yılında Ezginin Günlüğünden ayrılarak müzik hayatına tek başına devam etti. 'Solo' isimli bir albüm çıkardı ki mutlak surette dinlemelisiniz. Bunun yanı sıra yeni çıkardığı Kırık Hava isimli bir albümü daha var, hemen alt tarafa bir link bırakacağım, dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
7 Eylül 2015 Pazartesi
CANLI VE KANLI DENEMELER
Canım yandı canımın canı
Hiç yanar mı cananın canı
Camsız ve de cansız bir odada yandı tüm o can kırıkları
Canı yakanın yanar mı canı
Cana yanan da yakar mı canı
Hiç yanar mı cananın canı
Camsız ve de cansız bir odada yandı tüm o can kırıkları
Canı yakanın yanar mı canı
Cana yanan da yakar mı canı
31 Ağustos 2015 Pazartesi
OKUDUKLARIM - 25 (AZİZ NESİN - ALİ NESİN MEKTUPLAŞMALARI 4)
Bugün fark ettim ki uzun zamandır okuduğum kitapları paylaşmıyormuşum. Niye böyle yapıyor muşum ki? Bilemedim. :)) Halbuki yazmaktan da okumaktan da en çok zevk aldığım yazılardan biri de kitap yorumlarıdır.
Son zamanlarda bolca Aziz Nesin kitapları okuyorum. Aziz Nesin'in öykülerini ve belki de hicivlerini okudukça üzülüyorum aslında. Demek ki bu ülkede -geçen bunca zamana rağmen- değişen hiçbir şey yok diyorum. Yazılan her öyküde anlatılan olaylar o kadar güncel ve o kadar tanıdık ki... Gülsek mi? Ağlasak mı?
29 Ağustos 2015 Cumartesi
GÖNDERİLMEYECEK MEKTUPLAR - 5
Bugün yine kalbim kalbinizi buldu ansızın. Tensel hiçbir temasa gerek duymadan üstelik. Gözlerimi kapamam yeterli bunun için, bu bir lütuf değil de nedir söyler misiniz?
Bugün yine saatlerce konuştum sizinle, siz yokken. Ah bir de sizin bu suskunluğunuz olmasa...
Susmayın.
Sizin susmanız demek, benim kahrolmam demek. Rica ederim susmayın.
Ben mühürlemişken kalbimi sizden gayrısına, size susmak hiç mi hiç yakışmıyor. Öyle güzel bir ezgi ki sesiniz, mahrum bırakmayın.
Armağanım olsun size kalemimden çıkan her kelime, dudaklarımdan dökülen her cümle, geleceğim ve geçmişim, bana sizi anımsatan tüm o şarkılar armağanım olsun size...
Her bir satıra eşlik edercesine süzülen bu yaşlar armağanım olsun size...
Bugün yine saatlerce konuştum sizinle, siz yokken. Ah bir de sizin bu suskunluğunuz olmasa...
Susmayın.
Sizin susmanız demek, benim kahrolmam demek. Rica ederim susmayın.
Ben mühürlemişken kalbimi sizden gayrısına, size susmak hiç mi hiç yakışmıyor. Öyle güzel bir ezgi ki sesiniz, mahrum bırakmayın.
Armağanım olsun size kalemimden çıkan her kelime, dudaklarımdan dökülen her cümle, geleceğim ve geçmişim, bana sizi anımsatan tüm o şarkılar armağanım olsun size...
Her bir satıra eşlik edercesine süzülen bu yaşlar armağanım olsun size...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


